Yansı Duvarı

En basit anlamda ve yapısal olarak, Planetaryum (Gezegenevi), çeşitli gök cisimlerini ve onların uzay boşluğundaki hareketlerini bir seyirci topluluğuna izletebilmek için özel olarak tasarlanmış bir sinema salonu olarak tarif edilebilir. Ancak bu salonun yansı (projeksiyon) aracı klasik bir sinema makinesinden çok daha karmaşıktır. Tamamen astronomi amaçlı olarak tasarlanmış opto-mekanik bir cihazdır ve genellikle salonun tam ortasına konuşlandırılmıştır. Salonun perdesi ise yarım küre biçimli bir kubbe-ekrandır. Kurgulanmış bir senaryo çerçevesinde yansı aracının ürettiği astronomik görüntüler, karanlık salonun kubbesinin iç yüzeyine yansıtılarak, koltuklarında oturan izleyicilere uzay boşluğunda gezinti yaptıkları hissi verilmektedir. Planetaryumlar temel bilimler (fen) eğitimi bağlamında vazgeçilmez bir yeri olan astronomiye görsellik kazandırmak ve popülarize etmek adına ideal ortamlardır. Çünkü tasarlanmış farklı senaryoları tamamen bilimsel temellere dayalıdır ve izlenen gökcisimlerinin gerçek doğasını yansıtacak şekilde kurgulanmıştır.

Günümüz modern planetaryum projektörleri, sınırları zorlayan çokluortam (multimedia) yeteneklerine ve yüksek hesap gücüne sahip bilgisayarlarla kontrol edilmektedir. Gök cisimlerinin yansılarda izlenen görüntüleri, hareketleri ve zaman bağlı olarak gösterdikleri değişimleri, bu bilgisayarlara sayısal olarak yüklenmiş koordinat, büyüklük, biçim, renk gibi geometrik ve fiziksel parametreleri vasıtası ile hesaplanmaktadır. Bilgisayar teknolojisindeki gelişmelere paralel olarak planeteryum projektörlerinin görüntüleme kaliteleri, kapasiteleri ve senaryo çeşitliliği de hızla artmaktadır. Seçilmiş bir tarih ve gözlem yeri için gökyüzünün gerçek zamanlı görüntüsünün yanısıra, seyirciler, zamanda uzak geçmişe veya uzak geleceğe istenen hızda ve doğrultuda sanal uzay yolculuğuna çıkarılabilmektedir.
Planetaryumlar her yaş grubundan öğrencilerin eğitim-öğretim programında yer alan konularla örtüşen çoklu senaryolara sahiptir. Bu özellikleri sayesinde görsellik kazandırılmış eğitim-öğretimin ayrılmaz bir parçasıdırlar. Bu bağlamda izleyici kitlesinin büyük bir kısmı doğal olarak öğrencilerdir. Ayrıca yaygın halk eğitiminde de etkin rol oynamaktadırlar. Farklı sosyal statüden ve kesimden her insanın astronomiye mutlaka bir ilgisi bulunmaktadır. Bu anlamda, astronominin bilimsel temellere dayalı olarak popülarize edilmesinde en etkin yol planetaryum gösterileridir. Planetaryumlar izleyicilerini Güneş’imizin merkezindeki nükleer enerji üretim bölgesinden alıp gözlemleyebildiğimiz evrenin sınırlarındaki egzotik gökcisimlere bir çırpıda götürerek inanılmaz görsel şölenler yaşatabilmektedir. Bu yolculuk boyunca izleyici, hayatın kökeni ile ilgili aklında oluşmuş sorulara cevap bulabilirken, bir kara deliğin çevresinde oluşturduğu sıra dışı uzay-zaman kavramını pratik olarak algılayabilmektedir. Mars yüzeyinde güneşin doğuşunu izledikten sonra, Dünya atmosferindeki kutup ışınımlarının oluşum mekanizmasında Yer’in manyetik alanın rolünü öğrenebilmektedir. Planetaryum senaryolarının bazıları amacına uygun olarak değişik kültürel aktivitelerle de zenginleştirilmektedir. Lazer showları, konserler ve tiyatro performanslarıyla zenginleştirilmiş gösteriler, belki de astronomiyle hiç ilgisi bulunmayan kişilerin bile planetaryumları ziyaret etmesine ve yaşadığımız evren konusunda ufuklarının açılmasına yardımcı olmaktadır. Güneş sisteminin üyelerinin egzotik görüntüleri eşliğinde, Gustav Holst’un “The Planets” eserini icra eden bir senfoni orkestrasını planetaryumda izlemek, bir klasik müzik tutkunun yaşayabileceği en ilginç deneyimlerden biri olacağı açıktır. Sonuç olarak planetaryumlar yaşadığımız dünyanın ve onun evrendeki yerinin anlaşılmasına katkıda bulunurlar. Bize hoşca vakit geçirtirken bilgilendirirler. Bilim, kültür ve sanat deneyimlerimize önemli katkılarda bulunurlar.


Planetaryumlar genellikle, sergi-konferans salonları, gözlemevleri, bilim müzeleri, kafeteryalar ve bilim hobisine hitap eden eşyaların satıldığı dükkanların birarada bulunduğu yapı komplekslerinde yer almaktadır. İşletmeleri doğrudan bir bilim kuruluşu tarafından (üniversiteler, yüksek okullar, bilim dernekleri) yapılabildiği gibi, bilimsel danışmanlık hizmeti verilen yerel yönetim kuruluşları (belediyeler) olarak da organize edilebilmektedirler. Salonlarının seyirci kapasitesine göre kubbe-ekranlarının çapı 5 metreden 30 metreye kadar değişen ve buna bağlı olarak 30-400 arasında seyirciye hitap eden büyüklüklerde olabilmektedir. Gösteri salonunun zemini ve koltukları izleyicilerin tüm kubbe-ekranı boyunları ağrımadan rahat bir şekilde izleyebilecekleri şekilde tasarlanmıştır. Bir çoğunda seyirci koltukları aktif hareket sistemleri ile donatılmış ve izlenen senaryo ile uyumlu hareketler yapabilmektedir.


Planetaryumlar farklı ziyaretçi gruplarına göre farklı gösteri olanakları sunarlar. Gösteri programlarının senaryo zenginliği, bilimle amatörce ilgilenen ziyaretçilerden tutun da okullarındaki bilim derslerini desteklemek üzere gelen öğrenci gruplarına varana kadar farklı kesimden insanların planetaryum gösterilerine gelmesini sağlamaktadır.

Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi Bölümü

Doç.Dr.Selim O. SELAM